Karpal Tünel Sendromu

Çağımız teknolojilerinde el ve el bileğinin sabit pozisyonda uzun süre bilgisayar, cep telefonu, tablet gibi cihazların kullanılması (bankacı, bilgisayar operatorü, bilgisayar programcısı, yazılımcı, bilgi işlem çalışanı vb.), el bilek kıvırma bükme işleminin sürekli yapılması (ev hanımı, dikim sektörü çalışanı, yemek sektörü çalışanı, tamirci vb.) el bileğinde sinir sıkışmasına yani karpal tünel sendromuna yol açmaktadır. Bilek ve elde yaşanan karpal tünel sendromu için belirli bazı tıbbi tedaviler uygulanmaktadır ve böylelikle karıncalanma yok edilmekte, ağrılar azaltılmakta ve  uyuşma hissi ortadan kaldırılmaktadır.

Karpal Tünel Nedir?

Karpal tünel, eldeki avucun içinde yer alan kas kirişleri ve parmaklara giden sinirin bulunduğu bir kanaldır. Bu kanal etrafı bağlar ve kemikler tarafından çevrilmiştir. Karpal tünel sendromu da avuç içinde bulunan sinir sistemi üzerinde meydana gelen baskı sebebiyle ortaya çıkmaktadır. Bu baskı genellikle tendon kirişlerinde ödem nedeniyle oluşmaktadır. Bu sinire de “median siniri” adı verilmektedir.

Karpal Tünel Sendromu Nedenleri Nelerdir?

Karpal tünel sendromu tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkmak çıkmamaktadır. Bir’den fazla risk faktörünün birleşmesiyle ve birbirini tetiklemesiyle ortaya çıkmaktadır. Karpal tünel sendromu çok çeşitli risk faktörlerine bağlı olmaktadır. Karpal tünel sendromunun başlıca belirlenmiş olan sebepleri şunlardır;

  • Anatomik ve yapısal faktörler,
  • Travma sonrası kırık veya çıkıklar,
  • Şeker hastaları,
  • Obezite,
  • Çalışma ortamının koşulları ( bilgisayar masa veya sandalye uygunsuzluğu ),
  • Damar hastalıkları,
  • Alkol,
  • Sinir yapısındaki tümörler,
  • Enfeksiyon hastalıkları,
  • Tiroid hormonu düşük olması,
  • Sürekli aynı hareketin el bileğinin kıvırma bükme ile tekrar edilmesi

Anatomik faktörler tek başına karpal tünel sendromuna neden olmasalar bile risk faktörü olarak el ve bileklerde tahrişe ve sinirlerde baskıya yol açmaktadır. Elde meydana gelen kırık veya çıkık durumunda avuç içindeki sinire baskı olacağından dolayı karpal tünel sendromu olabilmektedir. Yapısal faktör olarak kişilerin bilekleri daha dar olabilir. Bu kişilerde yapısal olarak karpal tünel sendromuna yatkınlık görülebilir.

Bununla birlikte, avuç içinde sinir tümörleri ve bazı enfeksiyon hastalıkları karpal tünel sendromuna yol açabilmektedir. Aynı zamanda, el ve bileklerle sürekli olarak aynı hareketin uzun süre tekrar edilmesi karpal tünel sendromu için önemli risk faktörlerindendir.

Karpal Tünel Sendromu ve Çalışma Ortamı

Çalışma ortamındaki koşullar da karpal tünel sendromunu tetiklemektedir. Tenisçiler, şoförler, marangozlar, dikiş makinası çalışanları, yemek sektöründe hamur yoğurma gibi meslekler gereği el bileğini sürekli olarak kullanmak zorunda kalanlarda karpal tünel sendromu görülebilmektedir.

Bununla birlikte ev hanımları gibi ev işlerini yaparken elleriyle sürekli bulaşık yıkayanlarda sendrom görülmektedir. Kadınlarda gebelik döneminde de ortaya çıkabilmektedir. Fakat gebelik döneminde ortaya çıkan karpal tünel sendromu geçici olmaktadır. Doğumdan sonra kendiliğinden ortadan kaybolmaktadır. Emzirme sürecinde el bileğinin kıvrık vaziyette kalması da hormonal ve anatomik faktörlerin etkisi ile gelişmektedir.

Karpal Tünel Sendromu ve Diğer Hastalıklar

Karpal tünel sendromuna başka hastalıklar da yol açabilmektedir. Bu hastalıklar; damar anormallikleri, böbrek yetmezliği, tiroid bozuklukları, lenfödem olabilmektedir.

Karpal Tünel Sendromu Belirtileri

Karpal tünel sendromu, baskı sonucunda kollarda ve ellerde uyuşma durumu, halsizlik ve karıncalanma ortaya çıkması anlamına gelmektedir. Karpal tünel sendromu genellikle kişinin sürekli olarak aynı el ve bilek hareketini yapması, başka kronik sağlık sebepleri yada yapısal faktörler ile ortaya çıkabilmektedir. Özellikle gece uyku sırasında el ve bileklerde şişme ortaya çıkmakta, uyuşma ve karıncalanma görülmektedir. Bununla birlikte, parmaklarda sertleşme ve gerginlik hissedilmektedir. Hasta uyandıktan bir süre sonra, kısa süreli bir rahatlama gerçekleşir ve daha sonra tekrar uyuşmalar, karıncalanmalar ortaya çıkar. Böylece, hastada uyku bozukluklarına da yol açmaktadır. İlerleyen evrelerde, elde meydana gelen karıncalanma ve uyuşmalar boyuna kadar uzanabilir yada omuza kadar çıkabilir. Karpal tünel sendromunun çok ilerleyen dönemlerinde, karpal tünel sendromu yaşayan kişilerin kaslarında erime ve güç kaybı ortaya çıkabilmektedir. Bunun yanı sıra, karpal tünel sendrom belirtisi bazen direksiyon başında nesneyi tutarken ya da kitap okurken, telefon gibi birtakım nesneleri tutarken de ortaya çıkabilmektedir. Ellerdeki ağrı, uykudan uyandıracak şekilde şiddetli de olabilmektedir. Ağrı, uyuşma ve karıncalanmalar, bazen bir süre kaybolmakta yada bazen de sabit ve kalıcı bir duruma gelebilmektedir.

Ellerde ve bileklerde güçsüzlük ile birlikte elde tutulan nesnenin elden düşürülmesi de hastalığın ileri seviyelerinde görülen belirtilerdendir. Karpal tünel sendromu çok ilerleyen düzeylerde olduğunda ve kişiyi uykusunu bozacak şekilde ise mutlaka uzman bir doktordan destek alınması ve tedavi olunması gerekmektedir. Eğer karpal tünel sendromu tedavi edilmezse ilerleyen dönemlerde kalıcı kas ve sinir kaybı gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Bu yüzden mutlaka tedavi edilmesi gereklidir. Karpal tünel sendromunun erken teşhisi uygun tedavi için önemli olmaktadır.

Karpal Tünel Sendromu Tedavisi

Karpal tünel sendromu tedavisinde hastalığın belirtilerine ve şiddetine göre tedavi yöntemleri belirlenmektedir.  Konservatif tedavi uygulanan yöntemlerden birisidir. Bu tedavi yönteminde kanala enjeksiyon uygulanmaktadır. Bununla birlikte, karpal tünel sendromu başlangıç aşamasındayken erken tedavi yöntemleri uygulanmalıdır. Bu yöntemler, bileği sabit şekilde durmasını sağlayan ve hareket etmesini engelleyen bilekliklerin kullanılması olmaktadır. Bileklik kullanımının oldukça faydası olmaktadır. Hastalık çok ilerlemeden baskının ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır. Bununla birlikte, karpal tünel sendromunun başlangıcında, hastalar elleriyle yapmak zorunda oldukları işlemlere ara vererek ve ellerin dinlendirerek şişlikleri azaltma yoluna gitmeleri önerilmektedir. Gerekirse ödem dağıtıcı ilaç tedavisi de uygulanabilir.

Karpal Tünel Sendromunda Cerrahi Tedavi

Bunların dışında eğer hastalık ilerleyen evrelerdeyse cerrahi yöntemler de uygulanmaktadır. Karpal tünel sendromu yaşayan hastaya verilen ilaçlar yetersiz kaldıysa ve şikayetler azalmadıysa o zaman cerrahi tedavi uygulanmalıdır. Cerrahi tedavi açık ameliyat yada kapalı ameliyat şeklinde gerçekleşmektedir. Gelişen teknolojiyle birlikte, cerrahi tedavi oldukça kolay bir şekilde uygulanmaktadır. Lokal anestezi yapılır. Karpal tünel sendromu tedavisine ne kadar erken başlanırsa o kadar iyi sonuçlar alınmaktadır. Eğer hastalık erken teşhis edilirse cerrahi ameliyat uygulamadan da karpal tünel sendromu başarıyla tedavi edilir.

Karpal Tünel Sendromunda Cerrahi Tedavi Sonrası İyileşme Süreci

Yapılan cerrahi ameliyat sonrasında halsizlik görülmesi normal olmaktadır. Cerrahi ameliyattan belirli bir süre sonraya kadar ağrılar olabilmektedir. Cerrahi müdahaleden sonra iyileşme sürecinde doktorun verdiği tavsiyelere uyulması önemli olmaktadır. Ameliyattan bir süre sonraya kadar çok sert hareketlerden uzak durmak gerekir. Ani ve ters bilek hareketleri yapılmamalıdır. Bilek yavaş bir şekilde ve çok hareket ettirmeden kullanılmaya başlanmalıdır. Bu şekilde normal halini alıncaya kadar gerekli özen gösterilmelidir. Ameliyattan sonraki iyileşme sürecini daha hızlı atlatabilmek için doktor el ve bileklerin nasıl hareket edileceği konusunda hastaları bilgilendirmektedir.

Ayrıca, karpal  tünel sendromu yaşayan kişilerin kendilerinin alacağı bazı önlemlerde tedaviyi destekleyici nitelikte olmaktadır. Hastalar, karpal tünel sendromu yaşadıkları zaman, hayat tarzlarında ve günlük aktivitelerinde bazı değişiklikler yaparak alternatif yöntemler geliştirebilirler. Eğer karpal tünel sendromu sürekli olarak tekrar ediyorsa mutlaka doktora danışılması gerekmektedir.

Karpal Tünel Sendromunun Önlenmesi İçin Dikkat Edilecek Hususlar

Karpal tünel sendromu yaşayan kişilerin yaşadığı sorunları erken teşhis edildiği zaman, erken tedavi yöntemleriyle hastalık ilerlemeden durdurulmaktadır. Bu yüzden, hastalığın henüz başlangıç aşamalarında kişilerin kendilerinin alacakları basit önlemler oldukça etkili sonuçlar vermektedir. Ellerde ve bileklerde meydana gelen ağrı ve gerginlikleri azaltmak için bazı hususlara dikkat edilmesi önemli olmaktadır. Hastaların, karpal tünel sendromunun başlangıç aşamasında alacakları belli başlı önlemler şunlardır;

  • Eller ve bilekleri kullanırken çok hareket ettirmemeli,
  • Bir şey tutarken daha gevşek şekilde tutulmalı,
  • El ve bileklere çok fazla güç yüklenmemeli,
  • Çalışma ortamında, bilgisayar kullanırken, hafif hareketlerle klavye kullanılmalı,
  • Çalışmaya sık sık ara verilerek el ve bilekler dinlendirilmelidir,
  • Bileği bütün olarak bükmemeli,
  • Fare ve klavye kullanımının dirsek hizasının çok az altında olmasına dikkat edilmeli el bileği masa kenarına temas etmemeli gerekirse el bilek altına mouse yastıkları kulanılmalı,
  • Fareyi kullanırken el ve bilek zorlanmamalı,
  • Çalışma masasında düzgün bir şekilde oturulmalı
  • Yanlış duruş düzeltilmeli,
  • El kalemiyle yazı yazılacaksa büyük kalem kullanılmalı ve eller çok zorlanmamalı,
  • Çalışılan ortam soğuksa parmaksız eldiven kullanılmalı,
  • Sürekli aynı hareket yapmaktan kaçınılmalı, ara ara eklemleri, el bileği özelikle hareket ettirmeli,
  • El ve bilekler dinlendirilmeli

“Hareket Hayattır” sloganımızın yaşamımızın bir parçası olmaya devam etmesi dileğiyle sağlıcakla kalın.

Prof. Dr. Bülent BEKTAŞER
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı

Artrozlar, Osteoporoz ve COVID-19 Pandemi Süreci

Pandemi başladığı süreden beri yaklaşık 1.5 yıl geçti. Evde hareketsiz kalma, gün ışığından uzak kalma, COVID geçirenlerin akciğerlerinde ve eklemlerinde bir çok problemle karşı karşıyayız. Bu süreç uzun vadede bir çok tıbbi soruna neden olacaktır. Özellikle belli bir yaşın üstü hastalarımız bu problemlerden çok etkilenmektedirler.

Kış aylarına girmeden havalarında yumuşaması ile dış ortam aktivitelerine dönmek ve hareketi artırmak için birkaç ayımız kaldı.

Hareketsizlik ve gün içi dış ortamdaki güneş ışığından uzak kalma tüm eklemleri ve kemik yapıyı olumsuz etkilemektedir. Belli yaşın üzerindeki hastalarımız aşılarını yaptırıp, daha güvenli olduktan sonra mesafeye uyarak gün ışığında dış ortamda kışa girmeden düz yumuşak zeminde parklarda yürüyüşlerle ve açık ortam deniz gibi
yüzme imkanı varsa, kış aylarında kendileri bekleyen osteoporoz ve eklemlerde hareket sınırlamaları sonrası oluşan artrozlarla daha kolay başedebilirler.

Eklem hareketleri için basit birkaç egzersizle kalça ve diz olmak üzere hareketler günlük hayatın içinde olmalıdır.
Özellikle pandemi de geçirilen hastalık ve izolasyon süreci nedeniyle D vitamini eksikliği olan hastaların bir doktor önerisi ile D vitamin takviyesi almalıdır. Beslenme için özel bir durum, yaz aylarında sebze ve meyve bol olduğu için tüketilerek olumlu sonuçlar alınabilir.

Biraz daha orta yaş ve akciğer problemi ileri olmayan kişilere dış ortamlarda açık alanlarda parklarda yapılacak aktif egzersizlerle bozulan metabolizma akciğer kapasite ve kas kitlesi zayıflamalarının sonuçların en aza indirgeyebilirler. Zorlayıcı performans gerektiren sporları için bir göğüs hastalıkları uzmanın özellikle COVID geçiren hastaların
değerlendirilmesi sonrası sportif aktiviteleri yapabilirler.

“Hareket Hayattır” sloganımızın yaşamımızın bir parçası olmaya devam etmesi dileğiyle sağlıcakla kalın.

Prof. Dr. Bülent BEKTAŞER
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı

Yaşlılarda Artrozlar (Kireçlenmeler)

Ankara Yüksek İhtisas Üniversitesi Özel Koru Hastanesi’nde Ortopedi ve Travmatoloji Bölüm Başkanlığı görevini yürüten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof.Dr.Bülent Bektaşer, Yaşlılarda Artrozlar (Kireçlenmeler) hakkında bilgiler veriyor.

Vücut Geliştirme Sporcuları’nda Tansiyon Sorunu

Vücut geliştirme sporu yapan kişilerin aşırı ağırlık kaldırma sonucunda aniden bayıldıkları ortaya çıktı. Tüyler ürperten bu görüntülerde aşırı ağırlık altına giren kişilerin birdenbire bilinçlerini kaybetmeleri merak konusu oldu.

Bir dayanıklılık egzersizi olan ağırlık kaldırma, pek çok kişi tarafından tercih ediliyor. Özellikle kas gücünü artırmayı hedefleyen ve vücut geliştiricilerin tercih ettiği bu antrenman dikkat edilmediğinde beraberinde birçok sorunu getirebiliyor. Vücut geliştirme sporu yapan kişilerin aşırı ağırlık kaldırma sonucunda aniden bayıldıkları ortaya çıktı. Tüyler ürperten bu görüntülerde aşırı ağırlık altına giren kişilerin birdenbire bilinçlerini kaybetmeleri merak konusu oldu.

TANSİYONU YÜKSEK SPORCULARDA BEYİN KANAMASI OLABİLİR

Konuyla alakalı açıklamalarda bulunan Ortopedi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Bektaşer, “Bu tip bayılmalar ekstra anormal yüklenmeler sonucu kaslara giden kanın aniden artması ve beyin gibi hayati organlara ve omuriliğe giden kanın basıncının düşmesiyle, kanlanmanın azalması sonucu ani tansiyon düşmesine neden oluyor. Çözümü ise iyi bir ısınma, beslenmenin özellikle de mineral alımının artırılması, en önemlisi de kaldırılan ağırlığın azaltılması olabilir. Ani beyin kanaması, tansiyonu yüksek sporcularda olabilir. Ani felç çok nadir olan bir durum olsa da bunun altında başka ek faktörler olabilir. Vücudu, limitlerini aşırı zorlayıcı yükler altına girerek bozmamak gerekir” açıklamasında bulundu.

Kaynak: Habertürk-Demet Demirkır

Haber Linki: https://www.haberturk.com/asiri-agirlik-sonrasi-bir-bir-dusmeye-basladilar-2505778

1 2 3 4